hala bir fötr şapkanın hayalini kuruyorum

Posted in normalized on October 15th, 2007 by reşat

Here in my head

Sayın okuyucu, kafanı biliyorum.

Evi temizledim, düzenledim. Sanki evi toplarken, kafamı topladım. Kafam dağınık gibiydi, şimdi toplandı. Kayıp minderler bulundu. Çok yaramaz çocuklar olan bu minderler, geçenki maçta masaya gelip sürahiyi deviriyordu nerdeyse. Su olacaktı her taraf. Ama allah korudu. Sonra minderlere kızdım. Onlarla maç yapmıyorum artıkın. Kanepenin altına tıktım hepsini sayın bay. Hepsini (tamı tamına 8 yastıkçık) tıkarken hepsi emovari harekette bulundular. Saol ya.. Tamam ya gidiyorum, mutlu musun.. Unut beni tamam.. Şimdi burda havasızlıktan ölecem sayende.. Vay ben bizi ne kadar çok sevdiğin ortaya çıktı.. Ben de içimden saydım. 1 , 2 , 3 . Kaça kadar gidecekler diye. Emo expertiyimdir belki de. Ama şunu dedim onlara. “Yemiyorum bunları Bay!”. Sonra dudak büktüler. Ama benim için önemli değil elbette. Minderler hakkında tüm söylemek istediklerim bundan ibaret.

Forrest Gump’da böyle yapıyor. Mühim ve üzücü bir mevzu geldiğinde, ondan biraz bahseder ve sonra “Bu konu hakkında söyleyeceklerim bu kadar.” der ve keser atar. İyi birisi, hem özünde, hem dışında. Herneyse, konversli, teomancı, entelci, hayko cepkine katlanabilen, tv makinesi sever insanlar. Burdan mesajım onlara. Yokedici tim sizi bir gün yok eder, eğer içinde değilseniz. Amantanrımcılık akımı beni buraya kadar sürükledi.

Küreselleşmeye karşı nah!

hamdi abi ve karısı

Posted in normalized on October 6th, 2007 by reşat

İstanbul’da güzel, güneşli bir güne dijitürkçü abiler tarafından uyandırıldım. Malumunuz, ben beyaz türküm, evimde dijitürk olmalı. White Turk’s handbook v3.5′e getirilen yeni düzenlemede her beyaz türk evinde dijitürk bulundurmak zorundaymış. İçinde türkmax, skytürk, cnntürk, şovtürk, habertürk, mtv türkiye gibi isminde türkiye türklük olan hangi kanal varsa izlenmeliymiş. Sonuçta televizyon milliyetçisiyiz. Türk ama televizyon milliyetçisi. Bu arada televizyon makinasına kılım, izleyenlerle iletişimimi kesiyordum ki onlar da yayını kesmiş. Hayko cepkin kapı komşum olsa, hayatta hiçbir derdim, stresim olmazdı. Gün aşırı döverdim kendisini. Alternolara karşı şiddet yanlısıyım.

Beyaz türklük kavramını bana öğreten hamdi abi ve karısını burdan anmak istiyorum. Onların bendeki bir fotoğrafını da sizlerle paylaşacağım. Hamdi abi, allah rahmet eylesin, çok iyi bir insandı. Kendisi aslen bir kore gazisidir. Öylesine gidilen bir savaşta iki bacağını birden kaybetmiş, fakat yaşama azmini kaybetmemiş güçlü bir insandı. Korede yan sanayide yaptırdığı özel yapım titanyum bacaklarıyla daha 40 yıl azimle yaşamıştı. Karısı, Melehat abla, özünde iyi bir insan olup, gençken hippiydi. Gitar çalarken, uyuşturucu beynine daha çabuk gitsin diye, headbandinin altına jiletle bir çizik atıp, “lsd”yi headbandine yedirirmiş. Böylece uyuşturucu beyine daha çabuk ulaşırmış. Melehat abla böyle kötü alışkanlıkları yüzünden çabuk yaşlandı. Fotoğraftaki yaşı aslında 24, ama siz fazla sanarsınız diye dedim. Beyaz türklük kavramı bize göre evde ropdöşambırla oturup dijitürk izlemek olarak başlamıştı. Ama daha o zamanlar dijitürk nerdeee, renkli televizyon bile zor bulunurdu. Bizim mahallede ilk annanemler almış, çok havalıymış, dedem alamanyadan getirmiş. Bütün komşular annanemlere hücum ediyormuş. Ama bu biz izdihama yol açmış elbette. Annem mahallenin en uzun boylu kızıymış. Ama şimdik ailemizin en kısa boylu tombul üyesi. O da garip , zaten alakasız oldu. Dedem akıllı bir insandı, büyük ihtimalle o da beyaz türktü, fötr şapka takmadan dışarı çıkmazmış. Anneme “dedemin şapkaları nerde, ben takacağım” dediğimde beni elbette ciddiye almıyor. Zaten ciddiye alınası birisi değilim ama özümde iyi bir insanım. Özümdeki iyilik bazen dışarı çıkıveriyor. İçeri itmenin yolunu biliyorum. Şimdi 15 şınav çekip geliyorum.

Tamamdır, hah ne diyordum, dedem de beyaz türktü benim. Zaten bizim ailede var. Amcam mahalleye ilk lig tvyi getiren adam. Maçları cine5 verdiğinde cine5, teleon verdiğinde teleon, hertürlü imkanı sağlamıştı. Azimli bir beyaz türktü. Dedem de akıllı bir beyaz türktü. Mahalledeki komşuların bir listesini yaptırttı anneme. Annem hepsinin kafakağıdını toplayıp bir liste yaptı. Dedem onları gruplara soktu. İki tam aile ve bir yarım aile gelebiliyordu hep. İki tam bir yarımcıydı dedem. Belki de bir Saygun’du benim dedem de. Eeeyyy tamam. Öyle işte.

Size hamdi abi ve karısı melehat ablanın resmiylen veda ediyorum. Allahından bul hoca başka birşey demiyorum.

Eeeeyyy

3 numero

Posted in normalized on October 3rd, 2007 by reşat

nerden

Şahin

nereye

Selami