İstanbul’da güzel, güneşli bir güne dijitürkçü abiler tarafından uyandırıldım. Malumunuz, ben beyaz türküm, evimde dijitürk olmalı. White Turk’s handbook v3.5′e getirilen yeni düzenlemede her beyaz türk evinde dijitürk bulundurmak zorundaymış. İçinde türkmax, skytürk, cnntürk, şovtürk, habertürk, mtv türkiye gibi isminde türkiye türklük olan hangi kanal varsa izlenmeliymiş. Sonuçta televizyon milliyetçisiyiz. Türk ama televizyon milliyetçisi. Bu arada televizyon makinasına kılım, izleyenlerle iletişimimi kesiyordum ki onlar da yayını kesmiş. Hayko cepkin kapı komşum olsa, hayatta hiçbir derdim, stresim olmazdı. Gün aşırı döverdim kendisini. Alternolara karşı şiddet yanlısıyım.
Beyaz türklük kavramını bana öğreten hamdi abi ve karısını burdan anmak istiyorum. Onların bendeki bir fotoğrafını da sizlerle paylaşacağım. Hamdi abi, allah rahmet eylesin, çok iyi bir insandı. Kendisi aslen bir kore gazisidir. Öylesine gidilen bir savaşta iki bacağını birden kaybetmiş, fakat yaşama azmini kaybetmemiş güçlü bir insandı. Korede yan sanayide yaptırdığı özel yapım titanyum bacaklarıyla daha 40 yıl azimle yaşamıştı. Karısı, Melehat abla, özünde iyi bir insan olup, gençken hippiydi. Gitar çalarken, uyuşturucu beynine daha çabuk gitsin diye, headbandinin altına jiletle bir çizik atıp, “lsd”yi headbandine yedirirmiş. Böylece uyuşturucu beyine daha çabuk ulaşırmış. Melehat abla böyle kötü alışkanlıkları yüzünden çabuk yaşlandı. Fotoğraftaki yaşı aslında 24, ama siz fazla sanarsınız diye dedim. Beyaz türklük kavramı bize göre evde ropdöşambırla oturup dijitürk izlemek olarak başlamıştı. Ama daha o zamanlar dijitürk nerdeee, renkli televizyon bile zor bulunurdu. Bizim mahallede ilk annanemler almış, çok havalıymış, dedem alamanyadan getirmiş. Bütün komşular annanemlere hücum ediyormuş. Ama bu biz izdihama yol açmış elbette. Annem mahallenin en uzun boylu kızıymış. Ama şimdik ailemizin en kısa boylu tombul üyesi. O da garip , zaten alakasız oldu. Dedem akıllı bir insandı, büyük ihtimalle o da beyaz türktü, fötr şapka takmadan dışarı çıkmazmış. Anneme “dedemin şapkaları nerde, ben takacağım” dediğimde beni elbette ciddiye almıyor. Zaten ciddiye alınası birisi değilim ama özümde iyi bir insanım. Özümdeki iyilik bazen dışarı çıkıveriyor. İçeri itmenin yolunu biliyorum. Şimdi 15 şınav çekip geliyorum.
Tamamdır, hah ne diyordum, dedem de beyaz türktü benim. Zaten bizim ailede var. Amcam mahalleye ilk lig tvyi getiren adam. Maçları cine5 verdiğinde cine5, teleon verdiğinde teleon, hertürlü imkanı sağlamıştı. Azimli bir beyaz türktü. Dedem de akıllı bir beyaz türktü. Mahalledeki komşuların bir listesini yaptırttı anneme. Annem hepsinin kafakağıdını toplayıp bir liste yaptı. Dedem onları gruplara soktu. İki tam aile ve bir yarım aile gelebiliyordu hep. İki tam bir yarımcıydı dedem. Belki de bir Saygun’du benim dedem de. Eeeyyy tamam. Öyle işte.
Size hamdi abi ve karısı melehat ablanın resmiylen veda ediyorum. Allahından bul hoca başka birşey demiyorum.

